Adı Erzurum'un tadı başkasının!
Yine başladı…
“Erzurum Tanıtım Günleri” adı altında bir hareketlilik, bir koşuşturma, bir hazırlık telaşı…
İstanbul, Ankara, İzmir, Konya ve daha niceleri…
Her yıl aynı sahne, aynı isimler, aynı sözler, aynı tabelalar…
Ve yine aynı soru:
Bu tanıtım günlerinin Erzurum’a ne faydası var?
Bugüne kadar hangi tanıtım gününden sonra Erzurum’a bir turist akını oldu?
Hangi yatırımcı bu etkinliklerden etkilenip Erzurum’a geldi?
Hangi genç bu tanıtım günleri sayesinde iş buldu, umutlandı?
Cevap net: Hiçbiri.
Çünkü bu tanıtım günleri Erzurum için değil, birileri para kazansın diye yapılıyor.
Yıllardır aynı isimler, aynı yüzler, aynı masallar…
Erzurum’un adı üzerinden bir ticaret, bir rant düzeni kurulmuş.
Stant açılıyor, gastronomi alanı kuruluyor, “el sanatları” adı altında tezgahlar diziliyor…
Belediyelerden, kurum ve kuruluşlardan faturalar kesiliyor, kasalar doluyor.
Sonra da alkışlar, pozlar, teşekkür plaketleri…
Ama ortada Erzurum yok.
Erzurum’un tanıtımını Erzurum dışında yapmak ne kadar akıl işi?
Bu memleketin dağını, taşını, havasını, suyunu, tarihini, sporunu tanıtacaksan
niye gidip Ankara’da, İstanbul’da yapıyorsun?
Erzurum’un tanıtımı Erzurum’da olur!
Bu şehri tanıtmak istiyorsan, insanları Erzurum’a getir!
Palandöken’i, Çifte Minare’yi, Narman Peribacalarını, Tortum Şelalesi’ni gezdir!
Ama yok, mesele tanıtım değil, mesele kasayı doldurmak.
Geçtiğimiz günlerde Ankara Erzurum Dernekleri Federasyonu Başkanı Alpay Bektaş,
“Bu yıl çok farklı olacak” dedi.
Ünlü sanatçılar gelecekmiş, konserler olacakmış, grup Ayna, Mustafa Yıldızdoğan sahne alacakmış…
Ne alaka?
Sonra da diyorsun ki, “Paramız yok.”
Madem paran yoktu, neden milyonluk konser planlıyorsun?
Üstelik federasyon başkanı çıkıp diyor ki,
“AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu bu organizasyona engel oldu.”
Küçükoğlu’nun cevabı çok netti:
“Bu organizasyonlar Erzurum’a hiçbir şey kazandırmıyor.
Belediyeler tasarruf etsin, parayı kendi halkına harcasın.”
Ve haklı.
Erzurum’un tanıtımı Erzurum’da olur,
tanıtım yapmak isteyenler Erzurum’a gelsin, Erzurum’u görsün.
Ama nerde o samimiyet…
Nerde o memleket sevdası…
Yıllardır dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon adı altında
Erzurum’un adını kullanarak geçinen bir zümre var.
Peki siz bugüne kadar Erzurum için ne yaptınız?
Kaç öğrenciye burs verdiniz?
Kaç tur düzenlediniz Erzurum’a?
Erzurumspor’un deplasmanında kaç kez bulundunuz?
Kaç kez havaalanında karşıladınız o takımı?
Yoksa sadece Erzurum’un adını taşıyıp, cebinizi mi doldurdunuz?
Yıllardır aynı senaryo, aynı kandırmaca, aynı yalan…
“Erzurum Tanıtım Günleri” diyorlar ama ortada Erzurum yok!
Ne esnafı Erzurumlu, ne lezzeti Erzurum’un, ne emeği Erzurum’dan…
Yalnızca adı Erzurum’un!
Tadı, kazancı, menfaati — hepsi başkasının!
Düşünün…
Bir etkinlik yapılıyor, adına “Erzurum Tanıtım Günleri” deniyor.
Ama Erzurumlu esnafın stant açacak hali yok.
Niye?
Çünkü stant ücretleri el yakıyor, ulaşım masrafları akıl almaz boyutta.
Erzurum’dan kalk, Ankara’ya git, malzeme taşı, personel götür, konakla…
Sonra da eline üç kuruş geçmeden geri dön.
Bu yükü hangi Erzurumlu esnaf kaldırabilir?
Cevap belli: Hiçbiri.
Peki ne oluyor?
Organizasyon komitesi hemen bir çözüm buluyor(!).
“Erzurumlu esnaf gelmezse, getiririz Adanalıyı, Hataylıyı, Yozgatlıyı, Kayseriliyi…”
Getiriyorlar da!
Adamın Erzurum’la zerre ilgisi yok.
Ama gidip bir stant açıyor, üstüne koca harflerle yazıyor:
“Erzurum Çağ Kebabı”
İyi de, o çağ kebabının Erzurum’dakiyle alakası var mı?
Yok!
Eti başka, pişirme usulü başka, sunumu başka, ruhu zaten yok!
Sonra da oraya gelen insanlar diyor ki:
“Erzurum Çağ Kebabı yemeye geldik.”
Yiyorlar…
Ama ne oluyor?
Bir lokmadan sonra pişmanlık!
Çünkü o çağ kebabı değil, çağ dışı kebap!
Aynı şey kadayıf dolması için geçerli.
Bir tatlı düşünün ki, Erzurum’un simgesi olmuş.
Ama tanıtım günlerinde o tatlıyı yapan Erzurumlu değil!
Unu, yağı, ustası başka şehirden.
Sonuç:
Erzurum’un adını kullanarak yapılan bir lezzet ihaneti.
Bu mudur Erzurum sevgisi?
Bu mudur memleket sevdası?
Kusura bakmayın ama siz tanıtım falan yapmıyorsunuz,
resmen Erzurum’u çarpıyorsunuz!
Para kazanmak uğruna Erzurum’un ismini, itibarını, emeğini heba ediyorsunuz.
Erzurum’un kültürünü, lezzetini, kimliğini, ticaret masasında pazarlıyorsunuz.
Yapmayın!
Bu şehir zaten yeterince ihmal edildi,
bir de siz çıkıp adını kirletmeyin.
Bu tanıtım günleri Erzurum’a fayda sağlamıyor,
aksine zarar veriyor.
Çünkü insanlarda yanlış bir Erzurum algısı oluşturuyorsunuz.
Oraya gelen biri kötü bir kebap yiyor, “Erzurum buymuş” diyor.
Kötü bir tatlı yiyor, “Kadayıf dolması buymuş” sanıyor.
Ve Erzurum’un gerçek lezzeti, kültürü, ruhu çarpıtılıyor!
Bu organizasyonları düzenleyenler artık şu gerçeği duymalı:
Erzurum’un adıyla para kazanmak kolay,
ama Erzurum’a hizmet etmek zor!
Siz kolay olanı seçtiniz.
Kolay kazancı, kolay alkışı, kolay şovu…
Ama inanın, artık kimse yemiyor bu masalı.
Artık yeter!



