GÜNDEM
Yayınlanma : 08 Ekim 2025 12:31
Düzenleme : 08 Ekim 2025 12:35

BAKAN'IN HABERİ BİLE YOKMUŞ!

BAKAN'IN HABERİ BİLE YOKMUŞ!
Ne Valilik, ne İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ne vekiller…  Herkes sessiz. Herkes seyirci. 

Sürgün Lise, Sahipsiz Şehir ve Vurdumduymaz Bürokrasi
Dört yıl… Az buz değil. Bir lisenin yıkılmasının üzerinden tam dört yıl geçmiş. 
Nedeni belli: Depreme dayanıksızlık. 
Peki sonra? 
Sonrası koca bir boşluk.
Erzurum’un göbeğinde, ismini bu ülkenin ilk Milli Eğitim Bakanı
Rıfkı Salim Burçak’tan alan bir okulun kaderiyle baş başa bırakılması… 
Sürgün Lise dedikleri tam da bu işte!
Yıkılan okulun yerine bir çivi çakılmamış. 
Yerinde şimdi rüzgâr esiyor. 
Kız Meslek Lisesi öğrencileri, dört yıldır 
erkek öğrencilerle aynı binada eğitim görüyor. 
Kazım Karabekir Endüstri Meslek Lisesi’nde, en üst katta sıkış tepiş, imkânsızlık içinde…
Veliler perişan. 
Kapı kapı dolaşmışlar, çalmadık kapı bırakmamışlar 
ama her kapı yüzlerine kapanmış. 
Ne Valilik, ne İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ne vekiller… 
Herkes sessiz. Herkes seyirci. 
Herkes topu birbirine atıyor. 
Erzurum bürokrasisi üç maymunu oynamakta usta.
Ve nihayet, dört yıl sonra bir fırsat doğuyor: 
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’a geliyor. 
Yanında vali, il müdürü, AK Parti il başkanı… 
Gazeteciler Cemiyeti’nde buluşuluyor. 
Belki bir şeyler değişir umuduyla, bu kronikleşmiş sorun Bakan’a anlatılıyor.
Bakan önce valiye dönüyor. 
Vali, konunun muhatabının Milli Eğitim Müdürü olduğunu söylüyor. 
Müdür ise klasik bürokrat diliyle “çözeceğiz” diyor. 
Dört yıldır çözülemeyen sorun, Bakan’ın önünde bir anda çözülecekmiş gibi. 
Ne güzel tiyatro değil mi?
Asıl trajikomik olan ise şu: 
O bina, yani kız çocuklarının dört yıldır sürgün hayatı yaşadığı okul binası, 
henüz yatırım programına bile alınmamış! 
Yapımı geçtim, düşünülmemiş bile! 
Bakan, ilk yatırım programına alınması talimatını orada veriyor. 
Yani bugüne kadar kimse Bakan’a durumu anlatmamış. 
Çünkü kimsenin umrunda değil.
Bugün gazeteler “Kızlar Eve Dönüyor” diye manşet atmış. 
Hangi eve? Nereye dönüyorlar? 
Ortada ne ev var, ne okul! 
Bakan geldi diye, bir şirinlik olsun diye atılan manşetlerle algı yönetimi yapılmaya çalışılıyor.
Oysa gerçekler buz gibi ortada. 
Kız öğrenciler yıllardır mağdur. 
Eğitimleri tartışmalı. Gelecekleri pamuk ipliğine bağlı. 
Ama olsun, bürokratlar sosyal medyada poz veriyor ya, yeter!
Düşünün, Palandöken İlçe Milli Eğitim Müdürü bile toplantıda ağzını açmamış. 
İlçesinde dört yıldır devam eden bu sorunu dile getirmeye bile çekinmiş. 
Ne güzel Erzurum değil mi?  
Kimin umurunda? Sahipsiz şehir… Gariban memleket…
Bu ülkenin ilk Milli Eğitim Bakanı’nın adını taşıyan okul, 
şu anda bir utancın simgesi. 
Dört yüz kız öğrenci adeta unutulmuş. Yalnız bırakılmış. 
Kime ne anlatacaksınız? 
Hangi dosyayı hangi masaya koyacaksınız? 
Herkes topu birbirine atıyor.
Bu şehir ne zaman adam yerine konulacak? 
Bu çocukların kaderi ne zaman değişecek? 
Bürokrasi ne zaman çalışacak?
Cevap basit: Umurlarında değil!
O yüzden, bir kez daha yazıyoruz, bir kez daha soruyoruz:
Yazık değil mi bu çocuklara?