ERZURUM’UN ADI ÇADIR TİCARETİNE Mİ KURBAN EDİLİYOR?
Tanıtım günleri mi, milyonluk kazanç günleri mi?
Bir yıl aradan sonra yine aynı hikâye, yine aynı görüntüler, yine aynı sloganlar… Sözde Erzurum Tanıtım Günleri!
Peki gerçekten Erzurum mu tanıtılıyor, yoksa Erzurum’un adı kullanılarak birileri için kazanç kapısı mı oluşturuluyor?
Geçtiğimiz hafta Ankara’da, Ankara Erzurum Dernekler Federasyonu tarafından Erzurum Tanıtım Günleri adı altında bir organizasyon gerçekleştirildi. Federasyon Başkanı Alpay Bektaş başta olmak üzere organizasyonun içerisinde bulunan isimler, sosyal medya hesaplarından adeta Manas Destanı’nı aratmayan teşekkür mesajları yayımladı. Herkes memnun, herkes mutlu, herkes yapılan organizasyondan son derece gururlu!
Elbette memnun olacaklar! Çünkü ortada ciddi bir ekonomik hareketlilik ve açıklanması gereken önemli rakamlar var.
Ancak benim merak ettiğim başka bir şey var: Bu organizasyonun Erzurum’a kazandırdığı nedir?
Yoksa Erzurum’un adı, birkaç günlüğüne kurulan çadırların altında ticari bir kazanç unsuruna mı dönüştürülüyor?
BİR ZAMANLAR ŞART VARDI, ŞİMDİ NE OLDU?
Erzurum Tanıtım Günleri ilk başladığında ortaya konulan çok önemli bir ilke vardı.
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, esnaf temsilcileri, borsa başkanları ve ilçe esnaf odalarının da bulunduğu görüşmelerde, organizasyona katılacak esnaflar için belirli şartlar konuşulmuştu.
O dönem Erzurum’da yalnızca üç vergi dairesine bağlı esnafın bu organizasyonlarda yer alması gibi bir hassasiyet ortaya konulmuştu. Amaç açıktı: Erzurum’un gerçek esnafı kazansın, Erzurum’un üreticisi desteklensin, Erzurum’un ticareti dışarıya taşınsın.
Peki bugün ne oldu?
Aradan geçen yıllarda tanıtım günleri çoğaldı. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de ve başka şehirlerde bu organizasyonları düzenlemek adeta bir yarışa dönüştü.
Neden?
Çünkü işin içerisinde ciddi bir ekonomik kazanç olduğu yönünde iddialar ve sorular gündeme gelmeye başladı.
Bir bakıyorsunuz bir federasyon, bir bakıyorsunuz başka bir dernek, bir bakıyorsunuz başka bir vakıf organizasyonun başında!
Ancak yıllardır değişmeyen bir şey var: Organizasyon bitiyor, teşekkür mesajları yayımlanıyor, fotoğraflar paylaşılıyor ama gelir-gider hesabı kamuoyunun önüne konulmuyor.
MİLYONLARCA LİRA KONUŞULUYOR, HESABI KİM VERECEK?
Gelelim asıl meseleye…
Ankara’da gerçekleştirilen son organizasyonda gıda stantlarını üstlenen firmanın federasyona 5 milyon TL ödeme yaptığı yönünde bilgiler gündeme geliyor.
Şimdi soruyorum:
Bu 5 milyon TL hangi sözleşmeyle alındı? Hava parası mı, organizasyon bedeli mi, stant kullanım bedeli mi? Faturası kesildi mi? Bu para federasyonun resmi hesaplarına mı yatırıldı?
Bunlar itham değil, cevap bekleyen sorulardır.
Ayrıca organizasyon kapsamında reklam gelirleri, sponsorluklar ve diğer ticari anlaşmalar varsa bunların toplamı ne kadardır?
Hangi sanatçıya ne kadar ödeme yapılmıştır? Bu ödemelerin ne kadarı banka üzerinden gerçekleştirilmiştir? Organizasyonun gerçek gideri nedir? Geliri nedir? Geriye kalan para nereye aktarılmıştır?
Bir organizasyon düzenliyorsunuz. Erzurum’un adını kullanıyorsunuz. Protokol ziyaretleri yapıyorsunuz. Belediyeleri davet ediyorsunuz. Sosyal medyada başarı hikâyeleri anlatıyorsunuz.
O hâlde kamuoyunun hesap sorması neden rahatsızlık versin?
BURSLAR VERİLİYORSA BELGESİ NEREDE?
Federasyon Başkanı Alpay Bektaş’ın zaman zaman öğrencilere burs verildiğini ifade ettiği paylaşımlar da dikkat çekiyor.
Ne güzel!
Erzurum’un evlatlarına burs veriliyorsa bundan daha güzel ne olabilir?
Ama madem bu kadar önemli bir sosyal sorumluluk gerçekleştiriliyor, o zaman bunun da belgesi olmalı.
Kaç öğrenciye burs veriliyor? Öğrenci başına ne kadar ödeme yapılıyor? Bu burslar hangi tarihlerde ve hangi hesaplardan aktarılıyor?
Burs verilen öğrencilerin özel bilgilerini açıklayın demiyoruz. Elbette kişisel bilgiler korunmalı. Ancak toplam burs miktarını, ödeme dekontlarını ve resmi muhasebe kayıtlarını açıklamak mümkün değil mi?
Madem yapılan iş bu kadar başarılı, madem Erzurum için bu kadar büyük fedakârlık yapılıyor, o zaman şeffaflıktan neden kaçınılsın?
Şeffaflık, başarıyı gölgelemek değil, güveni güçlendirmektir.
REKLAM İŞİ DE VARSA ÇİFT TARAFLI KAZANÇ MI?
Bir başka dikkat çekici konu da reklam meselesi.
Alpay Bektaş’ın aynı zamanda reklam sektöründe faaliyet gösterdiği biliniyor. Organizasyon öncesinde Ankara’da kullanılan afişler, tanıtım görselleri ve reklam çalışmaları yapıldı.
Şimdi burada da birkaç sorumuz var:
Bu reklam ve görsel çalışmaları hangi firma tarafından gerçekleştirildi? Federasyonun bu hizmet için ödediği bir bedel var mı? İşler Alpay Bektaş’ın kendi firması tarafından mı yapıldı, yoksa başka bir firmayla mı anlaşıldı?
Eğer kendi firması yaptıysa bunun ticari ve mali kayıtları nasıl tutuldu?
Burada herhangi bir usulsüzlük olduğunu söylemiyoruz. Ancak federasyon başkanlığı ile ticari faaliyetlerin aynı organizasyonda kesiştiği durumlarda şeffaflık çok daha önemli hâle gelir.
Çünkü kamuoyunun bilmesi gereken şey, kimin ne kazandığı değil yalnızca; hangi hizmetin, hangi bedelle ve hangi usulle satın alındığıdır.
BELEDİYELERİN PARASIYLA KİMİN TANITIMI YAPILIYOR?
Gelelim belediyelere…
Erzurum’un merkez ve ilçe belediyeleri bu organizasyonlara katılmak için personel gönderiyor, ulaşım gideri ödüyor, konaklama ve diğer masraflar için bütçelerinden kaynak ayırıyor.
Peki soruyorum:
Bu harcamaların Erzurum’a dönüşü nedir?
Bir belediye başkanı kendi standında birkaç fotoğraf veriyor, sosyal medya hesabında paylaşım yapıyor, protokol ziyaretlerinde bulunuyor. Üç dört gün sonra herkes memleketine dönüyor.
Peki o ilçenin esnafı ne kazandı? İlçenin turizmine ne katkı sağlandı? Yeni yatırımcı geldi mi? Erzurum’un üreticisine yeni pazar açıldı mı?
Belediye bütçesinden yapılan harcamaların karşılığında hangi somut sonuç elde edildi?
Tanıtım dediğiniz şey yalnızca fotoğraf vermek, sanatçı konseri düzenlemek ve protokol ağırlamak değildir.
Tanıtım; şehrin üreticisine pazar açmak, turizmine katkı sağlamak, yatırımcısını çoğaltmak ve esnafına kazanç sağlamaktır.
Bunun dışındaki faaliyetler için de kamu kaynağı kullanılıyorsa hesabı sorulmalıdır.
850 GRAM PEKMEZ 650 TL, KÜFLÜ PEYNİR 550 TL!
Şimdi de vatandaşın cebine dokunan başka bir konuya gelelim.
Organizasyonda satıldığı belirtilen ürünlerin fiyatlarına bakalım.
850 gramlık pekmez kavanozu 650 TL, meşhur küflü peynir 550 TL, tereyağı 800 TL, cağ kebabı 300 TL!
Kadayıf dolmasının tanesinin fiyatını ise henüz bilmiyoruz.
Elbette her ürünün bir maliyeti, her esnafın bir fiyat politikası vardır. Kimsenin emeğine ve ticaretine müdahale etmek gibi bir düşüncemiz yok.
Ancak Erzurum’un tanıtımı adı altında gerçekleştirilen bir organizasyonda vatandaşın karşısına çıkan fiyatlar da sorgulanmalıdır.
İnsanlar Erzurum’un yöresel ürünlerini tanımak, tatmak ve uygun şartlarda satın almak için geliyor.
Peki bu fiyatlarla vatandaşın aklında nasıl bir Erzurum imajı kalıyor?
Bir başka önemli soru daha var:
Bu stantlarda gerçekten Erzurumlu üreticiler mi yer aldı? Kaç esnaf Erzurum’dan geldi? Kaçı Erzurum’da üretim yapıyor? Yoksa Erzurum’un ürünlerini başka şehirlerden gelen firmalar mı pazarladı?
Hataylısı, Malatyalısı, Bingöllüsü veya başka bir şehirden gelen işletmeler Erzurum ürünü adı altında satış yaptıysa bunun da açıklığa kavuşması gerekiyor.
Erzurum’un tanıtımı yapılacaksa öncelikle Erzurum’un üreticisi kazanmalı!
KLASİK SANATÇILAR, KLASİK PROTOKOL, KLASİK FOTOĞRAFLAR!
Yıllardır aynı senaryo…
Bir organizasyon firması, birkaç sanatçı, konserler, stantlar, protokol ziyaretleri, belediye başkanlarının fotoğrafları, sosyal medyada teşekkür mesajları…
Sonra?
Herkes evine dönüyor.
Erzurum’a ne kaldı?
Birilerinin sosyal medya arşivine giren yüzlerce fotoğraf mı? Yoksa gerçekten şehrin ekonomisine katkı sağlayan kalıcı bir çalışma mı?
Erzurum’un tanıtımını yapmak elbette önemlidir. Gurbette yaşayan hemşehrilerimizi bir araya getirmek de değerlidir. Ancak tanıtım organizasyonları, belli kişilerin veya kurumların ticari kazanç tartışmalarının gölgesinde kalmamalıdır.
Erzurum’un adı kimsenin şahsi ticari faaliyetinin güvencesi değildir.
ALPAY BEKTAŞ’A AÇIK ÇAĞRIMIZDIR!
Ankara Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı Alpay Bektaş’a buradan açıkça sesleniyorum:
Sayın Bektaş, Erzurum’un adını kullanarak böylesine büyük bir organizasyon gerçekleştiriyorsunuz. Protokol ziyaretleri yapıyor, belediyeleri davet ediyor, sosyal medya üzerinden başarı mesajları yayımlıyorsunuz.
Biz de Erzurumlu olarak sorma hakkımızı kullanıyoruz.
1. Ankara Erzurum Tanıtım Günleri’nin toplam geliri ne kadardır?
2. Organizasyonun toplam gideri ne kadardır?
3. Gıda stantlarını üstlenen firmadan alındığı belirtilen 5 milyon TL’nin sözleşmesi ve faturası var mıdır?
4. Reklam, sponsorluk ve stant gelirlerinin tamamı ne kadardır?
5. Sanatçılara ve organizasyon şirketine ne kadar ödeme yapılmıştır?
6. Federasyonun bu organizasyondan elde ettiği net gelir ne kadardır?
7. Öğrencilere burs veriliyorsa kaç öğrenciye, toplam ne kadar burs verilmiştir?
8. Reklam faaliyetleri kapsamında federasyon ile başkanın ticari işletmesi arasında herhangi bir hizmet alımı gerçekleşmiş midir?
9. Organizasyona katılan esnafların kaçı Erzurum’da faaliyet gösteren gerçek üretici ve işletmelerdir?
Bunlar son derece makul sorulardır.
Bu sorulara verilecek cevaplar, organizasyonun gerçekten Erzurum’a hizmet edip etmediğini anlamamıza yardımcı olacaktır.
ERZURUM’UN ADI VAR, PEKİ ERZURUM’UN KAZANCI NEREDE?
Açık konuşalım…
Biz Erzurum Tanıtım Günleri yapılmasın demiyoruz. Tam tersine, daha kaliteli, daha kurumsal, daha şeffaf ve Erzurum’a gerçek anlamda ekonomik katkı sağlayan organizasyonlar yapılsın istiyoruz.
Ancak Erzurum’un adı kullanılarak milyonlarca liralık ticari faaliyetler yürütülüyorsa bunun hesabı da şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.
Federasyonların, vakıfların ve derneklerin görevi yalnızca çadır kurup stant kiralamak değildir. Bu kurumlar Erzurum’un kültürünü, tarihini, üretimini, turizmini ve insanını temsil ettiklerinin bilinciyle hareket etmelidir.
Yeter artık!
Ankara’ya gidiyoruz, İstanbul’a gidiyoruz, İzmir’e gidiyoruz. Aman Erzurum’dan geldik, aman cağ kebabımız, aman kadayıf dolmamız, aman küflü peynirimiz diye fotoğraflar paylaşıyoruz.
Ama yıllardır aynı sorunun cevabını alamıyoruz:
Bu tanıtım günlerinin Erzurum’a somut katkısı nedir?
Birilerinin kasasına para giriyor olabilir. Birileri organizasyon yaparak ticaretini büyütüyor olabilir. Ancak Erzurum’un esnafı, üreticisi, çiftçisi ve turizmcisi bundan ne kazanıyor?
İşte asıl mesele budur.
Ve son sözüm şudur:
Erzurum sahipsiz değildir! Erzurum’un adı bir ticari markaya, hemşehrilik duygusu da bir kazanç kapısına dönüştürülmemelidir.
Alpay Bektaş ve bu organizasyonları düzenleyen bütün kurumlar için şeffaflık zamanı gelmiştir.
Övgü mesajlarıyla, teşekkür paylaşımlarıyla, protokol fotoğraflarıyla bu soruların üzeri örtülemez.
Biz alkış değil, hesap soruyoruz!
Çünkü mesele çadır meselesi değil; mesele Erzurum’un adının, itibarının ve hemşehrilik duygusunun nasıl kullanıldığı meselesidir.
Erzurum’un tanıtımını yapıyorsanız buyurun, hesabını da açıklayın!
GÜNDEM
Yayınlanma : 01 Kasım 2026 12:34
ÇADIRLAR KURULDU MİLYONLAR KONUŞULDU!

Bir yıl aradan sonra yine aynı hikâye, yine aynı görüntüler, yine aynı sloganlar… Sözde Erzurum Tanıtım Günleri!


