YAŞAM
Yayınlanma : 16 Ekim 2025 11:58
Düzenleme : 16 Ekim 2025 12:05

KADİR ŞEF VE KALBİNDEKİ

KADİR ŞEF VE KALBİNDEKİ
Hürriyet haber Ajansı’ndan Günaydın’a, oradan Doğan Haber Ajansı’na uzanan bir serüven…  41 yıllık emek, 38 yılı yöneticilikle taçlanmış bir ömür. 

Kalbimdeki Manşet: Kadir Şef ve Gazeteciliğin Asil Ruhu
Gazeteci yazmayı ne zaman bırakır?
Belki kalemi elinden düştüğünde, belki de yüreği artık kelimeleri taşıyamadığında… 
Ama aslında gazeteci hiçbir zaman yazmayı bırakmaz. 
Çünkü gazetecilik bir meslekten öte, bir yaşam biçimidir. 
Hele hele bu meslek, doğruluk, tarafsızlık ve menfaatten uzak bir duruşla yapılmışsa… 
işte o zaman gazetecilik bir onur madalyası gibi taşınır göğüste.
Doğu Anadolu’da gazeteci olmak, batıda gazeteci olmaktan daha zor olmuştur. 
Zira doğunun soğuğu sadece hava koşullarında değil, 
imkânsızlıkların içinde de kendini gösterir. 
Haber peşinde koşarken karla, yoksunlukla, çoğu zaman da 
ilgisizlikle mücadele edilir. Ama buna rağmen, bu topraklarda 
yetişen gazeteciler yılmaz; çünkü bu mesleğe sevdalıdırlar.
Ben de bu yola 1993 yılında adım attım. O yıllarda ustalarımız, abilerimiz vardı. 
Onlardan biri de mesleğe yön veren, disipliniyle, 
karakteriyle örnek bir isimdi: Kadir Sabuncuoğlu…
Hürriyet haber Ajansı’ndan Günaydın’a, oradan Doğan Haber Ajansı’na uzanan bir serüven… 
41 yıllık emek, 38 yılı yöneticilikle taçlanmış bir ömür. 
Dile kolay, neredeyse yarım asır… 
Ama her yılı, her günü gazetecilikle yoğrulmuş bir hayat.
Kadir Şef, sadece haberi değil, insanı da bilen bir gazeteciydi.
Sahada çalışırken de, masada yazarken de kalbi hep haberin içindeydi. 
Çünkü gazeteci, sahadan kopamaz. Emekli olsa da içindeki haber ateşi hiç sönmez. 
Kadir Şef de öyle yaptı. Emekli olduktan sonra 
“artık yazmam” demedi; tam tersine, kalemini yeniden eline aldı.
Önce “Bir ömür bin haber” geldi. Ardından “Az Gittik Uz Gittik”… 
Ve şimdi, kalbinde taşıdığı en özel eseriyle karşımızda: 
“Kalbimdeki Manşet Hasangala”.
Bu kitap sadece bir anı değil; bir dönemin aynası, 
bir halkın hikâyesi, bir kalenin gölgesinde yaşanan 
hayatların, aşkların ve mücadelelerin iz düşümü. 
Her satırında Erzurum’un soğuğunda ısınan dostluklar, 
yüreğe işleyen hatıralar, fotoğraf karelerinden taşan gerçekler var.
Bir yazar olarak değil, bir gazeteci olarak yazmış Kadir Şef. 
Gerçekleri süslememiş, sadece anlatmış. 
Çünkü o bilir ki, gazetecinin kalemi hakikatin tercümanıdır.
Ama ne yazık ki, biz değerlerimizi çoğu zaman geç fark ederiz.
Kadir Şef gibi duayenleri, yıllarını bu mesleğe adamış 
üstatları çoğu zaman el üstünde tutmak yerine sessizce izleriz. 
Belediyeler, kültür müdürlükleri, sivil toplum kuruluşları… 
Bu tür kıymetleri ön plana çıkarabilir, tanıtımlarını sahiplenebilirdi. 
Fakat biz, “değer bilmezliğin” alışkanlığıyla çoğu kez 
kendi yağımızda kavrulmayı seçiyoruz.
Oysa sahip çıkmak gerekir…
Çünkü bu şehir, bu meslek, bu ülke; Kadir Şef gibi altın kalpli, çıkarsız, onurlu gazetecilerin omuzlarında yükseldi. Onlar sadece haber yapmadılar; topluma ayna tuttular, vicdanın sesi oldular.
Bugün “Kalbimdeki Manşet Hasangala” kitapçılarda yerini alırken, aslında bir gazetecinin değil, bir dönemin kalbi atıyor o sayfalarda.
Kadir Şef ve onun gibi bu mesleğe ömrünü adamış tüm üstatlarımızın ellerinden öpüyorum.
Gazetecilik onların yüreğinde bir ömür sürecek.
Çünkü gerçek gazeteci, kalemini değil; sadece mürekkebini eskitir.