MÜJDELER ŞEHRİ ERZURUM: SÖZ ÇOK, İCRAAT YOK
Dün yine aynı sahne… Aynı cümleler, aynı fotoğraflar, aynı “müjde” kelimesi.
Sosyal medya adeta bir başarı hikâyesi anlatıyor ama ortada ne bir temel var ne de atılmış tek bir kazma.
Erzurum’un yeni stadyumu…
Aylar önce onaylandı denildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından müjdesi verildi denildi.
Peki sonra ne oldu?
Koca bir hiç.
Aradan aylar geçti. Ne ihale var, ne somut bir adım. Sadece sabır telkinleri, sadece oyalama taktikleri. Ve dün… Bir kez daha “müjde”:
“İhaleye çıkılması kararlaştırıldı.”
Kusura bakmayın ama bu müjde değil.
Bu, gecikmiş bir cümlenin süslenmiş halidir.
Erzurum’un milletvekilleri bir araya gelip Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile görüşüyor, ardından “verimli toplantı” açıklamaları geliyor.
Peki Erzurum için sonuç?
Yine belirsizlik. Yine süreç. Yine bekleyiş.
Sorulması gereken basit bir soru var:
Madem bu proje aylar önce onaylandı, neden bugün hâlâ “karar alındı” aşamasındayız?
Fizibilite nerede?
Zemin etüdü nerede?
Proje detayları nerede?
İhale takvimi nerede?
Yok.
Ama “müjde” var.
Erzurum yıllardır aynı döngünün içinde dönüp duruyor:
Açıklama var, paylaşım var, alkış var…
Ama iş yok.
Bu şehir gerçekten bu kadar sahipsiz mi?
Yoksa yönetenler Erzurum’u sadece seçim dönemlerinde hatırlanan bir vitrin olarak mı görüyor?
Bakın, ortada artık amatör ligde mücadele eden bir takım yok.
Erzurumspor Süper Lig’e çıkmış bir şehirden bahsediyoruz. Ama o şehir, şampiyonluk sevincini kendi stadında kutlayamıyor.
Bu sadece bir eksiklik değil.
Bu, bir vizyon problemidir.
Yıllardır “Sporkent” diye övünülen Erzurum’da hâlâ yeni tesis yerine eski binaların onarımı konuşuluyor.
Yapılan şey üretmek değil, idare etmek.
Ve en acısı şu:
Bu tabloya rağmen hâlâ büyük bir iş başarmış gibi poz verenler var.
Erzurum artık laf değil, icraat istiyor.
Müjde değil, temel istiyor.
Paylaşım değil, proje görmek istiyor.
Çünkü bu şehir beklemekten yoruldu.
Oyalanmaktan yoruldu.
“Yakında” kelimesinden bıktı.
Eğer ortada bir başarı varsa, bu Erzurum’un sabrıdır.
Ama bilinmeli ki o sabrın da bir sınırı var.
Ve o sınır çoktan zorlanıyor.
İyi uykular Erzurum…
Ama unutma, bu hikâyede uyuyan sadece sen değilsin.


