ANLAYAN VARSA BİRİ ÇIKIP ANLATSIN!
Gerçekten anlayan varsa çıksın anlatsın…
Çünkü Erzurumspor taraftarı artık olup biteni anlamakta zorlanıyor.
6 Şubat depremlerinin ardından zarar gördüğü gerekçesiyle Kazım Karabekir Stadı’nın önemli bölümleri kapatıldı. O günden bugüne kadar taraftar kale arkalarına mahkûm edildi. Sabretti, ses çıkarmadı, takımını yalnız bırakmadı.
Şimdi Erzurumspor Süper Lig’e hazırlanıyor.
Şehrin yıllardır özlemini çektiği o büyük heyecan kapıda.
Ama gelin görün ki stadyum meselesi hâlâ tam bir bilmece.
Son tabloya bakıyoruz…
Kale arkaları açık.
Protokol tribünü açık.
Basın tribünü açık.
Ama maraton tribünü kapalı!
Peki neden?
Bilen yok.
Açıklayan yok.
Tatmin edici bir rapor ortaya koyan yok.
Madem maraton tribünü tehlikeli, aynı stat içerisinde bulunan diğer tribünler nasıl güvenli oluyor?
Madem risk var, neden binlerce insanın gireceği üç bölüm açılıyor?
Madem risk yok, maraton tribünü neden kapalı tutuluyor?
Bu soruların hiçbirine cevap veren çıkmıyor.
İşin daha da vahim tarafı şu…
Taraftar için kapalı olan tribün, protokol ve basın için yapılan düzenlemeler söz konusu olunca bir anda kullanılabilir hale geliyor.
Demek ki mesele imkânsızlık değil.
Demek ki mesele öncelik meselesi.
Bu şehirde yıllardır cefayı çeken taraftar yine son sıraya konuluyor.
Ne acıdır ki Erzurumspor’un gerçek sahibi olan taraftarın rahatlığı, güvenliği ve konforu yerine protokolün oturacağı koltuklar daha hızlı gündeme geliyor.
Kusura bakmayın ama buna kimse mantıklı bir açıklama getiremez.
Bu işin içinde büyük bir plansızlık, büyük bir ilgisizlik ve büyük bir yönetim zaafı var.
Daha da önemlisi ortada ciddi bir iletişim faciası bulunuyor.
Çünkü insanlar neyin neden yapıldığını bilmiyor.
Sürekli kulaktan dolma bilgiler dolaşıyor.
Birileri çıkıp “açılıyor” diyor.
Birileri çıkıp “açılmıyor” diyor.
Ama resmi ve net bir açıklama yapan yok.
Erzurumspor taraftarı dedikodularla yönetilecek bir topluluk değildir.
Bu insanlar gerçekleri öğrenmek istiyor.
Şeffaflık istiyor.
Samimiyet istiyor.
Ve en önemlisi ciddiyet istiyor.
Gelelim yeni stadyum meselesine…
Yıllardır aynı hikâyeyi dinliyoruz.
Yeni stat yapılacak.
İhale yapılacak.
Kazma vurulacak.
Erzurum modern bir stadyuma kavuşacak.
Peki ne zaman?
Bu sorunun cevabını bilen var mı?
İhale tarihi belli değil.
Başlangıç tarihi belli değil.
Teslim tarihi belli değil.
Ortada somut bir takvim yok.
Ama vaat çok.
Söz çok.
Açıklama çok.
Erzurum artık söz değil icraat görmek istiyor.
Çünkü bu şehir yıllardır oyalanıyor.
Çünkü bu şehir yıllardır bekletiliyor.
Çünkü bu şehir yıllardır sabrının sınırlarını zorluyor.
Süper Lig’e yükselen bir takımın hâlâ tribün hesabı yapıyor olması bile başlı başına bir utanç tablosudur.
Türkiye’nin dört bir yanından milyonların izleyeceği maçlarda Erzurum’un gündemi futbol değil, açık tribün-kapalı tribün tartışması olmamalıdır.
Bugün herkesin çıkıp dürüstçe cevap vermesi gereken soru şudur:
Maraton tribünü gerçekten riskliyse diğer tribünler neden açık?
Diğer tribünler güvenliyse maraton neden kapalı?
Bu kadar basit bir sorunun cevabı verilemiyorsa ortada teknik değil, yönetsel bir problem vardır.
Ve bilinmelidir ki;
Erzurumspor taraftarı artık masal dinlemek istemiyor.
Belirsizlik istemiyor.
Oyalama istemiyor.
Sürekli ertelenen vaatler istemiyor.
Bu şehir cevap bekliyor.
Bu şehir çözüm bekliyor.
Bu şehir artık kandırılmak değil, değer görmek istiyor.
Çünkü Erzurumspor’un kaybedecek zamanı kalmadı.
Taraftarın da tükenecek sabrı…


