Lütfü Yücelik abiliğini gösterdi.
Erzurumspor bugünlerde yine herkesin dilinde…
İstanbul’da düzenlenen ve “Büyük Buluşma” adı verilen gecede milyonlardan söz edildi. Rakamlar havada uçuştu, 100 milyon liranın üzerinde destekten bahsedildi.
Güzel… Ama asıl mesele şu:
Bu paranın ne kadarı gerçekten Erzurumspor’un kasasına girdi?
Kulüpten henüz resmi bir açıklama yok. Organizasyonu gerçekleştiren ERKON Başkanı Murat Şahsuvaroğlu’nun destek sözü verenlerle temas halinde olduğunu ve verilen sözlerin tahsil edilmesi için çalışma yürüttüğünü biliyoruz.
Cuma günü bekliyoruz. Çünkü Erzurumspor’un ihtiyacı alkış değil, nakit para.Söz değil, destek. Fotoğraf değil, icraat.
Her organizasyonda olduğu gibi burada da söz veren çok, gerçekten para veren kaç kişi olduğunu ise hep birlikte göreceğiz.
Ama İstanbul’daki o geceden çok daha önce bir isim çıktı ve öyle bir destek verdi ki, bence bu şehrin bütün STK başkanlarına, oda başkanlarına ve iş dünyasına ciddi bir ders verdi.
Lütfü Yücelik…
Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Erzurumspor’a 50 milyon TL destek sözü verdi.
Üstelik bunun yaklaşık 35 milyon TL’sini kulübün kasasına soktu. Kalan 15 milyon TL’nin de kısa süre içerisinde ödenmesi bekleniyor.
Şimdi burada durup düşünmek gerekiyor.
Birileri 100 bin, 200 bin liralık destekleri büyük büyük anlatırken, birileri milyonları konuşup kameraların önüne geçerken, Lütfü Yücelik ne yaptı? Reklam yapmadı. Şov yapmadı. Günlerce kendisinden bahsettirmedi.
“Ben Erzurumspor’a şu kadar para verdim” diye ortalıkta dolaşmadı.
İhtiyaç olduğunu gördü ve gövdesini taşın altına koydu.
İşte benim “şehrin abisi” dediğim insan tam da budur.
Peki diğerleri nerede?
Buradan Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Saim Özakalın’a… Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral’a…
Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Rasim Fırat’a… Ve Erzurum’un diğer STK, oda, borsa ve kuruluş başkanlarına açıkça sormak istiyorum:
Erzurumspor için siz ne yaptınız?
Ne kadar destek verdiniz?
Kulübün kasasına kaç lira koydunuz?
Söz verdinizse, o sözün ne kadarı gerçekleşti?
Çünkü artık bu şehirde “Erzurumspor’un yanındayız” demenin çok kolay olduğunu hepimiz biliyoruz.
Bir ziyaret… Bir fotoğraf… Bir teşekkür mesajı… Bir maç günü başarı paylaşımı… Hepsi güzel.
Ama Erzurumspor’un bugün ihtiyacı olan şey sosyal medya paylaşımı değil, maddi güçtür.
Akıl veren çok. Yol gösteren çok. Başarı geldiğinde fotoğraf karesine girmek isteyen çok. Ama iş para vermeye, elini cebine atmaya, sorumluluk almaya geldiğinde ortalık bir anda sessizleşiyor.
İşte Lütfü Yücelik’in yaptığı tam da bu sessizliğin ortasında verilmiş çok güçlü bir cevaptır.
50 milyon lira!
Bu küçük bir rakam değil. Üstelik bunu gösteriş için yapmadı.
Bugün Erzurum’un önemli bir bölümü belki de Lütfü Yücelik’in Erzurumspor’a 50 milyon liralık destek verdiğini bilmiyor.
Çünkü kendisi bunu reklam malzemesi haline getirmedi.
Ama şunu da herkes bilmeli:
Erzurumspor için ihtiyaç olduğunda “Ben buradayım” diyen bir şehir büyüğü var. Lütfü Yücelik, sadece 50 milyon lira vermedi.
Bence bundan daha önemlisini yaptı.
Bir duruş ortaya koydu. “Erzurumspor benim için değerlidir” demenin en somut yolunu gösterdi. Şimdi sıra diğerlerinde…
Madem Erzurumspor hepimizin. Madem bu takım şehrin ortak değeri. Madem herkes Erzurumspor sevdalısı.
O zaman artık şu sorunun cevabını duymak istiyoruz:
Kim ne verdi? Kim ne söz verdi? Kim sözünü tuttu? Kim sadece konuştu? Kim gerçekten taşın altına elini koydu?
Bunların kamuoyuna açıkça anlatılmasının zamanı geldi.
Çünkü Erzurumspor üzerinden sevda cümleleri kurmak kolay.
Asıl mesele, o sevdayı bedel ödeyerek gösterebilmek.
Lütfü Yücelik bunu gösterdi.
Hem de bağırmadan, çağırmadan, reklam yapmadan…


