YAŞAYAN EFSANE: FUAT ÖZBAY
Karakucak güreşi denildiğinde, er meydanlarının o kendine has atmosferi gözlerimizin önüne gelir. Davulun sesi, pehlivanların heybeti, dualar ve alkışlar… Ancak bütün bunların arasında bir isim vardır ki, sesiyle, bilgisiyle ve tecrübesiyle meydanlara ruh verir. O isim Erzurum’un gururu, Uzundere’nin yetiştirdiği önemli değerlerden biri olan Baş Cazgır Fuat Özbay’dır.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen yağlı güreşlerde ve karakucak organizasyonlarında adından söz ettiren Fuat Özbay, sadece bir cazgır değildir. O, aynı zamanda ata sporunun yaşayan hafızasıdır. Yaklaşık otuz yılı aşkın süredir er meydanlarında görev yapan Özbay, binlerce pehlivanın mücadelesine tanıklık etmiş, yüzlerce organizasyonun içerisinde yer almış, tarihi er meydanlarında sesiyle sporseverleri coşturmuştur.

1997 yılında cazgırlık mesleğine adım atan Fuat Özbay, yıllar içerisinde aldığı eğitimler, kazandığı belgeler ve edindiği tecrübelerle Türkiye’nin sayılı baş cazgırları arasına girmeyi başarmıştır. Özellikle tarihi Kırkpınar güreşlerinde görev almak her cazgıra nasip olmayan bir onurdur. Fuat Özbay bu onuru yaşayan, Erzurum’u ve Uzundere’yi başarıyla temsil eden isimlerden biridir.
Dışarıdan bakıldığında mikrofonu eline alıp birkaç cümle söylemek gibi görünen cazgırlık, aslında son derece zor ve büyük emek isteyen bir sanattır. Çünkü cazgır sadece konuşmaz; tarih anlatır, kültür yaşatır, pehlivanları tanıtır ve er meydanının ruhunu seyirciye aktarır. Bunun için güçlü bir hitabet yeteneği kadar engin bir bilgi birikimi de gerekir.
Bir düşünün…
Yedi yaşındaki bir minik pehlivandan kırk beş yaşındaki bir başpehlivana kadar yüzlerce sporcunun memleketini, derecelerini, başarılarını ve geçmişini ezbere bilmek kolay mıdır?
İşte Fuat Özbay bunu başarıyor.
Er meydanına çıkan pehlivanın hangi ilçe ya da köyden geldiğini, hangi organizasyonlarda derece yaptığını, hangi rakipleri yendiğini ve kariyerindeki önemli başarıları büyük bir ustalıkla anlatabiliyor. Bu da onun sadece güçlü bir hafızaya değil, aynı zamanda mesleğine duyduğu büyük sevgiye sahip olduğunu gösteriyor.

Cazgırlık aynı zamanda kültürdür. Halk edebiyatıdır. Şiirdir. Dörtlüktür. Gelenektir.
Fuat Özbay’ın başarısının temelinde de bu yatıyor. Çok okuyan, halk edebiyatından beslenen, güreş tarihini araştıran ve kendini sürekli geliştiren bir isim. Er meydanlarında söylediği maniler ve dörtlükler bunun en güzel örneklerinden biri.
Elbette Erzurum’da adı geçtiğinde ilk akla gelen organizasyonlardan biri Uzundere Geleneksel Karakucak Güreşleri oluyor. Her yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ve artık gelenekselleşen bu büyük organizasyonda Fuat Özbay’ın emeği tartışılmaz. Sadece baş cazgır olarak değil, aynı zamanda organizasyonun görünmeyen kahramanlarından biri olarak da yıllardır büyük sorumluluk üstleniyor.
Bugün Erzurum’dan Kars’a, Ardahan’dan Sakarya’ya, Ankara’dan Edirne’ye kadar birçok ilde düzenlenen güreş organizasyonlarında görev alan Özbay, ata sporunun yaşatılması için büyük çaba sarf ediyor. Özellikle gençlerin güreşe yönlendirilmesi ve organizasyonların daha profesyonel hale getirilmesi konusunda önemli katkılar sunuyor.
Ancak burada üzerinde durulması gereken başka bir konu daha var.

Fuat Özbay gibi değerler yeterince kıymet görüyor mu?
Ne yazık ki hayır.
Çoğu zaman insanlar onu sadece “Baş Cazgır Fuat Özbay” olarak tanıyor. Oysa bu unvanın arkasında yılların emeği, alın teri, bilgi birikimi ve fedakârlık var. Erzurum’un kültürel mirasına ve ata sporuna böylesine büyük katkılar sunan isimlerin daha fazla takdir edilmesi gerekiyor.
Bir başka önemli sorun ise mesleğin geleceği…
Fuat Özbay’ın en büyük sıkıntılarından biri kendisinden sonra bu görevi sürdürecek gençlerin yetişmemesi. Çünkü cazgırlık öyle herkesin yapabileceği bir iş değil. Güreşi tanıyacaksınız, tarihi bileceksiniz, halk edebiyatına hâkim olacaksınız, güçlü bir hafızaya sahip olacaksınız ve en önemlisi bu mesleğe gönül vereceksiniz.
Bugün er meydanlarında yeni cevherler aranıyor. Ancak maalesef bu işe ilgi gösteren genç sayısı oldukça az. Eğer gerekli adımlar atılmazsa yılların birikimiyle oluşan bu kültürel mirasın gelecekte ciddi sıkıntılar yaşaması kaçınılmaz olacaktır.
Şimdilerde Tortum Pehlivanlı Güreşleri ve uluslararası Uzundere Karakucak Güreşleri için yoğun bir çalışma temposu içerisinde olan Fuat Özbay, ilerleyen yaşına rağmen ilk günkü heyecanını koruyor. Yorulmuyor, vazgeçmiyor ve ata sporuna hizmet etmeye devam ediyor.
İşte bu yüzden Fuat Özbay sadece bir baş cazgır değildir.
O, er meydanlarının hafızasıdır.
O, ata sporunun gönüllü neferidir.
O, Erzurum’un yetiştirdiği önemli kültür insanlarından biridir.
Ve böylesine değerli isimler hayattayken kıymetleri bilinmeli, emekleri takdir edilmeli ve gelecek nesillere örnek olarak gösterilmelidir.
Çünkü şehirleri büyük yapan sadece binalar değil; yetiştirdiği değerlerdir.
Erzurum’un sahip olduğu değerlerden biri de hiç şüphesiz Baş Cazgır Fuat Özbay’dır.


