SPOR
Yayınlanma : 20 Nisan 2026 12:03
Düzenleme : 20 Nisan 2026 12:05

SEVE SEVE ŞAMPİYON!

SEVE SEVE ŞAMPİYON!
Evet, gözümüz aydın. Mutluyuz, gururluyuz, coşkuluyuz. Bugün yaşanan bu büyük sevinci anlamak için çok uzağa gitmeye gerek yok

Mucizenin Adı: Erzurumspor
Seve seve şampiyon…
Evet, gözümüz aydın. Mutluyuz, gururluyuz, coşkuluyuz.
Bugün yaşanan bu büyük sevinci anlamak için çok uzağa gitmeye gerek yok. Sadece iki yıl öncesine dönmek yeterli. Borç batağında, transfer yasağıyla boğuşan, özellikle yabancı oyuncu alacakları nedeniyle dosyalarla uğraşan, puanları silinmiş, kümede kalma mücadelesi veren bir Erzurumspor vardı. Sahada çoğu zaman altyapıdan çıkan gençlerle, imkânsızlıklar içinde ama yürekle mücadele eden bir takım… O günlerde ligde kalmayı başarmak bile adeta şampiyonluk gibi kutlanıyordu.
Ve bugün…
Aynı camia, sadece iki yıl sonra Süper Lig’e yükselmenin haklı gururunu yaşıyor.
Bu sadece bir başarı hikâyesi değil. Bu, inancın, sabrın ve kararlılığın ete kemiğe bürünmüş hali. Açık konuşmak gerekirse, bu bir mucize. Ama öyle gökten düşen bir mucize değil; emekle, fedakârlıkla ve adanmışlıkla yazılmış bir destan.
Bu destanın en önemli mimarlarından biri kuşkusuz kulübün onursal başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen. Erzurumspor’un zor günlerinde dahi “Bu takım layık olduğu yere gelecek” diyordu. O günlerde bu sözlere inanmayanlar, hatta alay edenler oldu. Ama bugün gelinen noktada o sözler bir vizyonun, bir inancın ve bir liderliğin yansıması olarak karşımızda duruyor. Sayfalar dolusu anlatılsa yine eksik kalır onun bu kulüp için yaptıkları.
Bir diğer büyük emek ise kulüp başkanı Ahmet Dal’a ait. Gecesini gündüzüne katan, zaman zaman sağlığını, zaman zaman ailesini ikinci plana atan bir emekçi… Belki de Türk futbolunda eşine az rastlanır bir adanmışlık örneği sergiledi. Bu başarıyı sonuna kadar hak etti. Onun açtığı yolda, yanında duran vefakâr yöneticiler de vardı. Özellikle Veysel Çınar ve Cabbar Erdoğan’ın fedakârlıkları unutulmaz. Yavuz Tahtacı, Akın Altunışık, Cengiz Durular gibi isimler de bu yükün altına elini koyanlardan oldu.
Elbette Erzurumspor’un başarısı sadece yönetimle sınırlı değil. Teknik ekipten futbolculara kadar herkes bu hikâyenin bir parçası. Belki yıldız futbolcular yoktu ama sahada yürek vardı. Belki büyük bütçeler yoktu ama inanç vardı. Ve en önemlisi, vazgeçmeyen bir ruh vardı.
Bu sezon ligde büyük paralar harcayan, yıldız kadrolar kuran birçok takım vardı. Ama unutulan bir gerçek vardı: Futbol sadece isimlerle değil, inançla kazanılır. Erzurumspor bunu herkese bir kez daha hatırlattı. Algıyla değil, alın teriyle şampiyon olunduğunu gösterdi.
Bugün Türk futbolunda Erzurumspor konuşuluyorsa, bu tesadüf değil. Bu, iki yıl önce kümede kalmak için mücadele eden bir takımın, bugün zirveye damga vurmasının hikâyesidir.
Evet, belki eksiklerimiz var. Belki lobimiz yok, belki stadımız tartışılıyor, belki destekler sınırlı… Ama buna rağmen zirvede bir Erzurumspor var. İşte asıl mesele de bu: Tüm zorluklara rağmen başarmak.
Bu büyük başarıda emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor. Futbolcusundan teknik ekibine, kulüp çalışanlarından görünmeyen kahramanlara kadar… Aşçısından şoförüne, güvenlik görevlisine kadar herkes bu hikâyenin bir parçası.
Ve elbette en büyük teşekkür; bu inancı diri tutan, bu hayali gerçeğe dönüştürenlere…
Çünkü bugün yaşanan bu gurur, bu mutluluk, bu coşku…
Gerçekten de bir mucizenin adı:
ERZURUMSPOR