AKILLI KAVŞAK AKILDAN EDİYOR!
Araçlara yol var, yayalara duvar! Erzurum’da vatandaş evine ulaşmak için merdiven tırmanıyor!
Erzurum’da bazen yapılan hizmetin kendisinden çok, o hizmetin nasıl planlandığını sorgulamak gerekiyor. Çünkü öyle manzaralarla karşılaşıyoruz ki insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu projeler hazırlanırken vatandaşı düşünen hiç kimse olmadı mı?
İşte Dadaşkent-Yıldızkent Akıllı Kavşağı…
Trafik yoğunluğunu azaltmak, araçların geçişini kolaylaştırmak ve ulaşımı rahatlatmak amacıyla yapılan kavşak, bugün bambaşka bir sorunla gündemde. Araçlar için akıllı hale getirilen kavşakta, yayaların ulaşımı adeta akıl dışı bir noktaya taşınmış durumda.
Düşünebiliyor musunuz?
Vatandaş otobüse biniyor, durağında iniyor, evine gitmek istiyor. Ancak karşısında aşması gereken kocaman bir istinat duvarı var. Durağın bulunduğu nokta ile yolun üst bölümündeki konutlar arasında doğru düzgün bir yaya bağlantısı yok. Peki vatandaş ne yapıyor? Kendi imkânlarıyla çözüm üretmeye çalışıyor. Kaldırıma tahta merdiven dayıyor, o merdivenden tırmanıyor ve duvarı aşarak evine ulaşmaya çalışıyor.
Evet, yanlış okumadınız! Erzurum’da bir vatandaş otobüsten indikten sonra evine gidebilmek için merdiven tırmanmak zorunda kalıyor.
Şimdi soruyorum: Bu nasıl bir şehircilik anlayışı? Bu nasıl bir proje planlaması?
Araçların geçişi hesaplandı da insanların yürüyüşü mü unutuldu?
Bir kavşak yapılırken araçların dönüş açıları, trafik akışı, sinyalizasyon sistemi ve yol bağlantıları hesaplanıyor. Peki yayalar neden aynı hesabın içerisinde yer almıyor? Toplu taşıma kullanan vatandaşın durağa nasıl ulaşacağı, duraktan indikten sonra evine hangi güzergâhtan gideceği neden düşünülmüyor?
Yoksa proje hazırlanırken vatandaşın otobüsten indikten sonra havaya uçup evine ulaşacağı mı varsayıldı?
Ortaya çıkan fotoğraflar gerçekten düşündürücü. Bir tarafta modern ulaşım yatırımı görüntüsü, diğer tarafta duvara dayanan tahta merdivenler… Bir tarafta akıllı kavşak, diğer tarafta güvenli bir yaya geçişinden mahrum bırakılan insanlar.
Bunun adı hizmet eksikliği değilse nedir?
Üstelik mesele yalnızca birkaç dakikalık fazladan yürüyüş de değil. O merdiveni kullanmaya çalışan bir vatandaşın düşmesi, yaralanması hatta çok daha ciddi bir kazayla karşılaşması işten bile değil. Yaşlıları, çocukları ve hareket kabiliyeti kısıtlı vatandaşları hiç hesaba katmıyorum bile.
Yarın bir vatandaş o duvardan geçerken düşerse, sorumluluğu kim üstlenecek? Bir çocuk yaralanırsa kim hesap verecek? Vatandaşın güvenliği için illa bir kaza yaşanması mı gerekiyor?
Erzurum’un ihtiyacı gösterişli projeler değil, doğru planlanmış hizmetlerdir!
Kimse yapılan kavşağa karşı değil. Trafiğin rahatlamasını elbette isteriz. Ancak şehircilik sadece asfalt dökmek, kavşak yapmak ve araçların önünü açmak değildir. Şehircilik, o şehirde yaşayan insanın hayatını kolaylaştırmaktır.
Vatandaşın evine güvenli şekilde ulaşamadığı bir projeyi hangi başarı ölçüsüyle değerlendireceğiz?
Yetkililere açıkça sesleniyorum: Gelin, bu kavşağı bir de araçların direksiyonundan değil, otobüsten inen vatandaşın gözünden görün. O duvara, o merdivene ve o tehlikeli geçişe bir bakın. İnsanların her gün yaşamak zorunda kaldığı bu sorunu daha fazla görmezden gelmeyin.
Oraya yapılacak güvenli bir merdiven, yaya bağlantı yolu veya uygun bir geçiş düzenlemesiyle sorun çözülebilecekken vatandaş neden kendi başının çaresine bakmak zorunda bırakılıyor?
Erzurum’un insanı lütuf istemiyor, yaptığı yatırımların karşılığında güvenli ve ulaşılabilir bir şehir istiyor.
Bakın Bir kavşak ne kadar akıllı olursa olsun, vatandaşı duvara merdiven dayamak zorunda bırakıyorsa ortada ciddi bir planlama sorunu vardır.
Araçlara yol açıp yayalara duvar örmek, hizmet üretmek değildir. Akıllı kavşak yaparken insanı unutursanız, geriye sadece adı akıllı, uygulaması tartışmalı bir proje kalır.
Erzurumlu artık şunu soruyor: Bu kavşak araçları mı rahatlatmak için yapıldı, yoksa insanları evine giderken merdiven tırmandırmak için mi?
YAŞAM
Yayınlanma : 04 Kasım 2026 12:07
AKILLI KAVŞAK AKILDAN EDİYOR!

Erzurum’da bazen yapılan hizmetin kendisinden çok, o hizmetin nasıl planlandığını sorgulamak gerekiyor. Çünkü öyle manzaralarla karşılaşıyoruz ki insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu projeler hazırlanırken vatandaşı düşünen hiç kimse olmadı mı?



