Sürgün Okulun Sessiz Çığlığı: Rıfkı Salim Burçak Kız Meslek Lisesi
Her yıl eylül ayı geldiğinde manşetler süslenir:
“Çocuklar Geleceğimizin Teminatı!”
“Eğitimde Çağ Atladık!”
“Kaliteyi Zirveye Taşıyoruz!”
Süslü cümleler, nutuklar, kameralar karşısında parlayan yüzler…
Ama gelin görün ki, bu ülkenin gerçekleri o parıltılı manşetlerin tam tersinde gizli:
İçerisi yanarken dışarısı göz boyamaktan öteye gidemiyor.
Bugün size Erzurum’dan, gözden kaçırılan bir yaradan bahsedeceğim.
Adı: Rıfkı Salim Burçak Kız Meslek Lisesi.
Halk arasında çok daha acı bir isimle anılıyor artık: Sürgün Lise.
Yıkılan Binayla Birlikte Umutlar da Yıkıldı
Bu okulun geçmişte Yenişehir’de, güzel mi güzel bir binası vardı. O bina “depreme dayanıksız” denilerek yıkıldı. Ama işin ironik yanı şu: Bina yıkılırken dahi dozer zorlandı. Duvardan değil, duvardan sağlam vicdansız kararlardan çöktü aslında o bina.
Peki sonra ne oldu?
Koca Erzurum’da yüzlerce kız öğrencimiz için uygun bir bina bulunamadı. “Yok” dendi. Yer kalmamış bu şehirde. Ve yüzlerce kız çocuğu, apar topar Kazım Karabekir Erkek Meslek Lisesi’nin en üst katına sıkıştırıldı.
Erkek lisesinin üst katında üç yıl boyunca kız çocukları eğitim görmek zorunda bırakıldı.
Yüzlerce veli isyan etti. “Bu olacak iş değil” dediler.
Yazıldı, çizildi.
Ama her cümle bürokratik duvarlarda yankılanmadan yitip gitti.
Yeni Bir Umut, Eski Bir Hüsran
Sonra bir haber geldi. Yenişehir’de boşaltılan başka bir okul binasına taşınacakları söylendi. Sevinç kısa sürdü. Çünkü oraya da bir başka okul türü yerleştirilecekti: İmam Hatip Lisesi.
Yani sürgün devam ediyordu.
Ve bugün geldiğimiz noktada Rıfkı Salim Burçak Kız Meslek Lisesi öğrencileri, bir ortaokulun ek binasına gönderiliyor.
Evet, yanlış okumadınız.
2025 yılındayız.
Ve bir meslek lisesi, atölyesi olmayan, spor salonu olmayan, mesleki eğitime uygun hiçbir altyapısı bulunmayan bir ortaokulun ek binasına taşınıyor.
Bu Vicdansızlık Kimin?
Milli Eğitim Bakanı Erzurumlu.
Yerel yöneticiler Erzurum’da.
Bu kız çocukları da bu ülkenin evlatları.
Peki neden susuluyor?
Neden görmezden geliniyor bu dram?
Kimin çocukları bu kızlar?
Bu ülkenin yarınlarıysa eğer, neden her sabah okula giderken
umutsuzluk taşıyorlar çantalarında?
Dört yılda 400 öğrenciden 170’e düşmüş sayıları.
Çünkü veliler dayanamıyor, çocuklarını alıp başka okullara vermek zorunda kalıyorlar.
Bunu kader gibi anlatmayın bize.
Bu, beceriksizliğin, ilgisizliğin ve liyakatsizliğin açık bir sonucudur.
Sözün Bittiği Yer: Buradayız
Eğitimden mangalda kül bırakmayanlara sesleniyorum:
Mars’a insan göndermeyi konuştuğumuz çağda,
biz hâlâ kız çocuklarına temel bir okul ortamı bile sunamıyoruz.
Bunun adı ihmaldir. Bunun adı ayıptır.
Ve bunun adı, açıkça vicdansızlıktır.
Eğer bir ülke, kız çocuklarının eğitim hakkını bu denli
hoyratça çiğniyorsa, o ülkede atılan hiçbir nutkun,
verilen hiçbir sözün, yapılan hiçbir açılışın anlamı yoktur.


